» ERZURUMLULAR.NET - Erzurumlular - Resim - Haber - Bilgi - Eğlence - Paylaşım - Portalı Dil Seçimi   
Şuan erzurumlular da 0/1 Online Bulunmakta!!! (İZLEMEK İÇİN TIKLA)
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHaritaTema                                       
Bugün 11.12.2017 
        
ANASAYFA
        
HABERLER
          
KÖŞE YAZILARI
        
FORUM
        
ARKADAŞ
        
SOHBET
        
YAZILAR
        
RESİMLER
        
VİDEOLAR
        
HESABIM
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -      Aklından Neler Geçiyor ? CANLI DESTEK
» Konu Açan BenGolge   
 Forum
 Erzurumu Genel Tanıyalım
       ERZURUMA GENEL BAKIŞ

Erzurum Tarihi Tarihsel Gelişimi Ve Tarihçesi

Erzurum'un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II.Theodosios' a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis' ti şimdiki Erzurum' Un yerinde kurulmuştu. IV. asır sonuna doğru Roma imparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios' un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur. Urfalı Mateos' a göre bu şehir Garin mıntıkasında Fırat'ın kaynağına yakın bir yerde bulunuyordu. Belazurî. bölgeye hakim olan Ermenyakos' un ölümü üzerine yerine geçen Kali adlı karısı tarafından kurulduğu için Araplarda Kalikala (Kali' nin ihsanı) adını vermişlerdir.

Belazuri Kalîkala' yı dördüncü Ermeniyye şehirleri arasında sayar ve Ermeniyye şehirlerinden biri olarak kabul eder. X. asır İslam coğrafyacıları Kalikala şehri hakkında bize malumat vererek doğuda ev eşyasının en önemlisi sayılan Kali (halı)nın burada yapıldığım ve adını bu şehirden almış olduğunu kaydetmektedirler. Hudud alalam' ın yazarı bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğunu ve her taraftan gelen gazilerin burayı nöbet tutarak koruduklarım Ve şehirde tüccarların çok olduğunu bildirmektedir. Bugünkü Erzurum adı ise Erzen' in Selçuklular tarafından fethedilmesi üzerine ahalisinin Theodosiopolis' e (Kalikala=Karin) göç etmelerine müteakip bu şehre Erzen ve Türk hâkimiyetinin ilk safhalarında bu adın sonuna Meyyafarikin (Silvan) ile Siirt arasındaki Erzen' den ayırmak ve Anadolu'ya ait olduğunu belirtmek üzere Rum kelimesi ilave edilerek Erzen al-Rum denilmesinden kaynaklanmıştır. Selçuklular tarafından Erzurum'da basılmış paraların üzerinde şehrin adı Arzan al-Rum şeklinde yazılmıştır.

Tarih Öncesi Çağlar
Erzurum ve çevresi özellikle son Kalkolitik ve Eski Tunç çağından itibaren yoğun iskana ve siyasi olaylara tanık olmuştur. Bunun sebebi en eski çağlardan beri önemli ticari ve askeri yolların kavşak noktasında yer almaşı zengin akarsu ağım bünyesinde bulundurması ve doğal savunma zeminine sahip olmasıdır. Çevredeki sert iklim şartlarına rağmen.dağ silsileleri ve akarsu boylarındaki verimli ovalar tarıma ve bilhassa hayvancılığa uygun bir ortam oluşturmuştur. Karaz Pulur ve Güzelova kazılarının tanıklığında yaklaşık altı bin yıldan beri çevredeki yaşama biçiminin devam ettiği söylenebilir. Bölgede M.Ö. IV. binden itibaren çok kuvvetli bir kültür birliğinin olduğu da ortaya çıkmıştır.

Mustafa Kemal Paşa Erzurum'da
İstanbul Hükümeti İtilaf Devletleri'nin baskıları sonucu Anadolu'da asayişi sağlamak amacıyla ordu müfettişlikleri teşkil etli. Bu tasarı gereğince. Doğu Anadolu' da ki 9. Ordu Müfettişliğine Mustafa Kemal Paşa tayin edildi. Mustafa Kemal Paşa' ya verilen talimata göre Trabzon Erzurum Sivas Van Vilayetleriyle Erzincan ve Canik müstakil livalarına gereken emirleri verebileceklerdir. Mustafa Kemal Paşa' ya verilen bu geniş talimattan da anlaşılacağı üzere O' nun görevi yalnızca Samsun ve havalisindeki asayişsizliğe son vermenin ötesinde idi. Anadolu' ya Ayak basar basmaz yapmaya başladığı işlerde bunu ortaya koymaktadır.

Mustafa Kemal Paşa 3 Temmuz 1919'da Erzurum'a geldi ilk karşılama merasimi Erzurum'un batısında on yedi kilometre uzaklıktaki Ilıca' da yapıldı.

Mustafa Kemal Paşa Erzurum'a gelişinin ertesi günü 4 Temmuz'da Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni ziyaret etti.

Mustafa Kemal Paşa 5 Temmuz 1919'da yakın arkadaşları ile bir toplantı yaptı. Toplantı-ya Karabekir Paşa Rauf Bey Eski Vali Münir Süreyya Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı Kazım Kurmay Binbaşı Hüsrev Binbaşı Refik M.Müfit Beyler katılmışlardı. Toplantıda bulunanlar Mustafa Kemal Paşa' ya sonuna kadar yardım edeceklerine onu lider olarak kabul ettiklerine dair söz verdiler.

Ermeni Meselesi
1.Dünya Savaşında Erzurum istilacı Çarlık Rus Ordusunun ilk hedefi üzerindeydi. Osmanlı Ordularının hezimeti üzerine önlerinde ciddi bir engel görmeyen Rus Ordusu General Yudeniç'in komutasında Erzurum'a doğru ilerledi. Erzurum 16 Şubat 1916 da Ruslar tarafından işgal edildi. 1917 yılında Rusya'da Çarlık rejimi yıkılmış Bolşevikler ülkede duruma el koymuşlardır. Rusya'da bu yönetim değişikliği üzerine Ruslar işgal ettikleri Doğu Anadolu Bölgesini boşaltarak ülkelerine dönmeye başlamışlardır. Ancak Doğu Anadolu'da Ermenistan hayaliyle yaşayan Ermeniler süratle silahlanarak Erzurum ve çevresinde soykırıma giriştiler. Erzurum Rus II. Topçu Kale Komutanı olan Twerdo Khlebov Ermenilerin bu kanlı hareketlerine sadece seyirci kaldı.

Erzurum ve çevresinde Türklere uygulanan soykırımı Taşnak Generali Antranik yönetmiştir. 2 Mart 1918 tarihinde Erzurum Merkez Kumandanlığına tayin olunan General Antranik Alaca Tepeköy. Ilıca Yeşil yayla katliamlarında aktif rol oynamış binlerce insanın hayatına acımasızca son verdirmiştir. Ayrıca Erzurum ve çevresindeki Türk soykırımında Fransız asıllı Ermeni Albayı Morel Divan-ı Harp üyesi Sohumyan Muratyan Dr. Azeryef ve Dr. Karakin Pastırmacıyan görev almışlardı.

1918 yılının Şubat ve Mart aylarında bu tarihi şehir insanıyla medeniyetiyle kültür varlıklarıyla ortadan kaldırılmaya çalışılıyordu. Şehrin her Mahalle ve şose yollarında çarşılarda Ermeni çete noktaları kurulmuştu. Yol yaptırmak bahanesiyle toplu halde götürülen insanlar Kars kapı ve Yanık dere bölgelerinde senelerce ekmeğini bölüştüğü Ermeni canileri tarafından şehit edilmişlerdir.

Sonra Erzurum Garnizonlarında bulunan Ermeni askerleri evlere saldırarak yağma öldürme ırza geçme gibi muameleleri yapmaya başlamışlardır. Erzurum'a giren Türk birlikleri şehir içinde 2127 şehit defnetmişler ayrıca Kars kapıda da 250 ceset bulmuşlardır. Türk-Ermeni ilişkilerini tarihi perspektif içerisinde incelediğimizde bölgede Türk insanıyla birlikte yaşamış kapı komşusu olmuş Ermeni'nin ihaneti açıkça ortadadır. Milleti Sadıka diye adlandırılan Ermenilerin Aşkale Tazegül Cinis Alaca Ilıca Tepeköy Erzurum-Merkezde; Yanık dere Kars kapı Ezirmikli Osman Ağa ve Mürsel Paşa konakları Yakutiye Kışla hamamı Yeşil yayla Hasankale-Tımar Köprüköy Horasan da yaptıkları insanlık dışı katliamlar sonunda Türk Milleti'nin hafızasında "Yerli Gavur" olarak unutulmayacak bir iz bırakmıştır.

Kazım Karabekir Paşa 12 Mart sabahım şöyle dile getiriyordu: "Erzurum'da halk göz yaşları içinde kimi babasını kimi karışım yakılmış yada süngülenmiş buluyor saçlarım yoluyordu sokaklarda canlılıktan bir iz bile kalmamıştı. Yerlerde çocuk kadın ve yaşlılar kanlar içinde yatıyordu." Ermenilerin yalnız son gece (11-12 Mart 1918) 3000 Müslüman Türk'ü öldürdüklerini Erzurum'daki Rus Yarbayı Twerdo- Khelebof anılarında ifade etmiştir. "Demiryolu istasyonun da sanki bir mezarlık ölülerini dışarıya çıkarmıştı. Cenazeler arasından geçerek feci duruma gözlerimizle şahit olduk. Bilhassa Tahtacılar semtinde karşılıklı yer alan Osman Ağa ve Mürsel Paşa konaklarına doldurulup yakılan ve katledilen Erzurumlular insanı titrediyordu."

Erzurum'da resmi belgelere göre 9563 yerli Türk ahali Taşnak Ermeni çeteleri tarafından şehit edilmiştir.

12 Mart 1918 günü Türkün kalbi olan Erzurum'un esaretten hürriyete ölümden hayata kavuştuğu bir gündür. 12 Mart 1918 de Türk Hükümeti Doğuda ki güzel toprakları yüksek dağları mert kanıyla sulayarak düşmana göğüs geren Erzurum'u karanlık bir günden kurtardığının yıl dönümüdür.

12 Mart 1918 tarihi Erzurum kalesinin beklediği kutsal sabahtır. 84 yıl önce bir 12 Martta zamanın saygısı altında kalan hatırladıkça kanayan bir yara içimizi sızlatır sevincimizi göz yaşlarımızın ıslaklığı mutluluğu kederimizin hüznü Hürriyetimizde kanımızın pahası yaşamımızda Türk olmanın gururu bayrağımızda varlığımızın manası vardır ve saklıdır işte 12 Mart kutlu günümüzün bizlere hatırlattıkları bu duygu ve fikirlerdir.

Erzurum Kongresi (23 Temmuz 7 Ağustos 1919)
Erzurum Kongresi I. Dünya Savaşı'nın uğursuzluğunu acımasız maddeleri ile tamamlayan Mondros Mütarekesi'nin (30 Ekim 1918) uygulanmaya başlandığı tarihlere rastlamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nun imzalamak zorunda kaldığı mütarekenin 24. Maddesi: “Vilâyat-ı Sitte'de karışıklık çıktığı takdirde bu vilâyetlerin herhangi bir kısmının işgal hakkını İtilâf Devletleri muhafaza ederler şeklinde düzenlenmişti. Söz konusu vilâyetler

Erzurum Van Bitlis Elazığ Diyarbakır ve Sivas vilâyetleridir ve mütareke belgesinin İngilizce olan metninde bu vilâyetler Ermeni Vilâyetleri” olarak ifade edilmiştir. Bu durum öteden beri varlığı hissedilen Ermeni tehlikesini tekrar gündeme getirmiş ve meseleye yönelik duyarlılık ilk olarak kendini İstanbul'da “Vilâyat-ı Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti”nin kurulmasıyla göstermiştir.(Aralık 1918) Daha sonra Mart 1919'da Erzurum'da bu cemiyetin bir şubesinin açılmasıyla beraber bölgedeki teşkilatlanmanın öncülüğü yapılmış bundan sonra Erzurum Milli Mücadele'nin temellerinin atıldığı önemli merkezlerden biri haline gelmiştir. Şehrin Ermenilere verileceği söylentileri bir panik havası yaratmış bu ortamda halk cemiyete sıkı sıkıya bağlanıp bölgenin ve vatanın kurtuluşu için çare yolları aramaya başlamıştır. Bu süreç içerisinde toplanan Erzurum Kongresi savaşlar antlaşmalar ve mücadelelerle uzayıp gelen tarih zincirinin önemli bir halkasını oluşturmuştur.

Kongre Erzurum Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye ile Trabzon Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyetlerinin ortak girişimleriyle 23 Temmuz (Çarşamba) – 7 Ağustos (Perşembe) 1919 tarihleri arasında Nutuk'ta belirtildiği gibi çalışmalarını 14 günde tamamlamıştır. Mustafa Kemal ve Rauf Beyler'in Kongreye Erzurum (merkez) delegeleri olarak katılabilmeleri için Emekli Binbaşı Kazım (Yurdalan) ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kurucularından Cevat (Dursunoğlu) Bey delegelik haklarından vazgeçmişlerdir.

Kongrenin ilk günü yapılan oylama ile Mustafa Kemal Paşa Kongre başkanı seçilmiştir. Mustafa Kemal yaptığı açılış konuşmasında Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu durumu dünyanın çeşitli yerlerinde milli bağımsızlık uğruna yapılan mücadeleleri anlatarak bağımsız milli bir iradenin Anadolu'dan çıkacağını ve bunun millete dayanması gerektiğini belirtmiştir. Yoğun çalışmalardan sonra 7 Ağustos'a kadar süren kongre aynı Gün Heyet-i Temsiliye seçimlerini yapmış 9 kişilik heyetin başına Mustafa Kemal getirilmiştir. Böylece milli mücadelenin ilk siyasi kuruluşu da oluşturulmuştur.

Kongre sonunda yayınlanan beyannamenin giriş kısmında: Aydın Vilâyetinde Yunanlıların Kafkasya'da Ermenilerin Karadeniz'de Rumların Müslüman ahaliye yaptığı zulümlerden milleti parçalanma tehlikesi karşısında gören Doğu Anadolu halkının kurduğu cemiyetler vasıtasıyla Erzurum Kongresi'ne katıldığından ve kongrenin yayınlanan kararları aldığından bahsedilmiştir. Kongrede alınan kararlar şu şekilde özetlenebilir: Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür ayrılık kabul edilemez; İşgal ve müdahaleler sonucu Osmanlı Devletinin dağılması halinde millet tek vücut olarak yurdunu savunacaktır; Vatanın bağımsızlığını korumaya İstanbul Hükümeti'nin gücü yetmediği takdirde geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet milli kongre tarafından seçilecektir; Kongre toplantıda değilse bunu Heyet-i Temsiliye üstlenecektir; Kuvâ-yı Miliyeyi etken ve milli iradeyi hakim kılmak esastır; Hıristiyan azınlıklara siyasî hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez Manda ve himaye kabul edilemez; Milli Meclis'in hemen toplanmasını ve hükümet işlerinin meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışılacaktır.

Erzurum Kongresi'nin amacı sadece doğu bölgesinin bütünlüğü değil 30 Ekim 1918'deki sınırıyla “Vatanın bütünlüğü” idi. Bağımsızlık ise yine bütün Türk milletinindi. Bu gayenin ilk adımı Erzurum Kongresi'nde atıldı.

Kongrenin kabul ettiği kararları belirlediği hedefleri çizdiği stratejiyi iyi tahlil etmek gerekir. Kongrenin benimsediği hedefler Türk Milli mücadelesinin de gerçekleştirmeye çalıştığı milli hedeflerdir. Milli Mücadele hareketinin siyasal temeli olan “hukuk-ı milliye” ilk olarak bu kongrede dile getirilmiştir. Kongrenin kabul ettiği kararlar ise milli bağımsızlık savaşımızın programı olarak ele alınmış belirlediği hedefler gerçekleştirilmiştir. 28 Ocak 1920'de Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde Misâk-ı Milli adıyla kabul edilip 17 Şubat 1920'de bütün dünyaya ilân edilen programın esasları Erzurum'da bu kongrede belirlenmiştir. Kongre temsil ettiği fikir ve prensiplerle sağladığı yetkiler bakımından Milli Mücadele hareketinin tarihi bir hareket ve çıkış noktasıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle; “Tarih şüphesiz bu kongreyi ender ve büyük bir eser sayarak bağrına basacaktır.”

Kazım Karabekir Paşa
Musa Kazım Karabekir (1882-1948)

Musa Kâzım 1882'de İstanbul'da doğdu. Aslen Karaman'ın Gafariyat kasabasındandır. Babası Mehmet Emin Paşa'dır.

Fatih Askeri Rüştiyesi'ni ve ardından Kuleli Askeri İdadisi'ni bitirdi. 14 Mart 1900'de Harp Okulu'na girdi. 6 Aralık 1902'de Mülazım-ı Sani (Teğmen) rütbesiyle piyade sınıfının birincisi olarak Harp Okulu'ndan mezun oldu. Erkân-ı Harp (Kurmay) sınıfına ayrılarak Harp Akademisi'ne başladı. 5 Kasım 1905'de Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi de birincilikle bitirdi. 10 Aralık 1905'de Edirne'deki II. Ordu'ya atandı. 11 Ocak 1906'da III. Ordu'ya verildi. 13.Seyyar Topçu Alayı 15. Süvari Avcı Taburu'nda ve Manastır Mıntıka Komutanlığı Erkân-ı Harbiyesi'nde bulundu. Bu dönemde Kâzım Bey İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi. Eşkıya takibinde bulundu. 19 Ağustos 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. 6 Eylül 1907'de İstanbul Harp okulu Tabiye Öğretmen Yardımcılığı'na atandı. 19 Kasım 1908'de Edirne'deki II. Ordu'nun Nizamiye 3. Piyade Tümeni Kurmaylığı'na tayin olundu. 31 Mart Vakası yani 13 Nisan 1909'da meydana gelen olay üzerine Hareket Ordusu'na katılarak; Mürettep 2. Fırka'nın Kurmay Başkanı olarak İstanbul'a geldi.

1 Nisan 1910'da Arnavutluk Ayaklanması'nı bastırmak için oluşturulan Mürettep Kolordu da Birinci Şube Müdürü ve 15 Ocak 1911'de 10. Edirne Tümeni Kurmay Başkanlığında görevlendirildi. 28 Nisan 1911 günü Harbiye Nezareti'ne verdiği dilekçe ile Aile adları olan Karabekir'i yazışmalarda kullanmaya başladı. 9 Nisan 1912'de ek bir görevle vekaleten Bulgar Hududu Edirne Kısmı Komiserliği'ne atandı. 27 Nisan 1912'de Binbaşı oldu. Birinci Balkan Savaşı sırasında Bulgarlara karşı Edirne'yi savunan 10.Tümen'in Kurmay Başkanı iken 22 Nisan 1913'te esir düştü. İkinci Balkan Savaşı sırasında 29 Eylül 1913'te esaretten kurtuldu. 2 Aralık 1913'te Balkan Savaşı sırasında Rusya tebasının uğradığı zararın tespit için oluşturulan Türk-Rus ve Bulgar Karma Komisyonu'na Türk temsilcisi olarak katıldı.

11 Ocak 1914'de Genelkurmay İstihbarat Şubesi Müdür Yardımcılığı'nda görevlendirildi. 3 Ağustos 1914'te Genelkurmay İstihbarat Şube Müdürü tayin edildi. 7 Aralık 1914'te Kaymakam (Yarmay) rütbesine yükseltildi. 6 Ocak 1915'te Mürettep I. Kuvve-i Seferiye Komutanı olarak İran Harekâtı'na memur edildi. 6 Mart 1915'te Beşinci Kolordu 14. Tümen Komutanlığı'na atanarak Marmara ve Karadeniz kıyılarının tahkimatı ile görevlendirildi. Tümeni bir süre sonra Çanakkale Cephesi'ne gönderildi. 26 Ekim 1915'te İstanbul'daki I. Ordu Kurmay Başkanlığı'na atandı. 10 Kasım 1915'te 6. Ordu Kurmay Başkanı olarak Irak Cephesi'ne gönderildi. 14 Aralık 1915'te rütbesi Miralaylık 'a (Albay) yükseltildi. 24 Nisan 1916'da 18. Kolordu Komutanı ve 8 Nisan 1917'de becayişen Kafkas Cephesi'ndeki 2. Kolordu Komutanı olarak görevlendirildi.

27 Aralık 1917'de Erzincan karşısındaki I. Kafkas Kolordusu Komutanlığı'na memur edildi. Buradaki görevinde ağır kış şartları altında fedakârlıkla ilerleyerek Rus subaylarıyla takviye edilmiş Ermeni kuvvetleri ve çetelerinin bütünüyle bozgunu sırasında; 1918 yılının 13 Şubat'ında Erzincan'ı 12 Mart'ında Erzurum'u 13 Mart'ın da Pasinler'in Merkezi Hasankale'yi kurtardı. Sonrada 1914 hududunu aşarak; 5 Nisan'da Sarıkamış 25 Nisan'da Kars'taki hâlâ halkımız arasında “Kırk Yıllık Karagünler” diye acı hatırası anlatılan istilâ esaretine son verdi. 28 Temmuz 1918'de Mirlivalığa (Tümgeneral) yükseltildi. 23 Aralık 1918'de Tekirdağ'daki 14. Kolordu Komutanlığı'na atandı. 2 Mart 1919'da merkezi Erzurum olan 15. Kolordu Komutanlığı'na tayin edildi. 21 Temmuz 1919'da 3. Ordu Müfettiş Vekili olarak görevlendirildi.

23 Temmuz-7 Ağustos 1919'da çalışmalarını yürüten Erzurum Kongresi'nin toplanmasında büyük katkıları oldu. 16 Kasım 1919'da Temsil Heyeti'nin düzenlediği komutanlar toplantısına katıldı. 14 Ocak 1920'de Heyet-i Temsiliye Başkanı Mustafa Kemal Paşa tarafından Şark Cephesi Komutanlığı ile görevlendirildi. 23 Nisan 1920'de açılan Büyük Millet Meclisi Birinci Devresi'nde Edirne Milletvekili olarak meclise girdi. Bu sıfatı üzerinde kalmak kaydı ile Kolordu Komutanlığı'na devam etti. 6 Mayıs 1920'de Erzurum Vali Vekili oldu. 13-14 Haziran 1920'de Ordu Komutanı yetkisi ile Şark Cephesi Komutanlığı'na atandı. 28 Eylül 1920'de Ermenilere karşı taarruzu başlattı. 30 Ekim 1920'de Göle ve Kağızman'dan sonra Kars'ı ikinci defa kurtardı.

31 Ekim 1920'de Feriklik (Korgeneral)'liğe yükseltildi. 7 Kasım 1920'de Gümrü'ye girdi. 3 Aralık 1920'de Büyük Millet Meclisi Murahhası olarak Gümrü Muahedesi'ni imzaladı. 10 Ekim 1921'de biten Kars Konferansı'na Türkiye Baş Murahhası olarak katıldı ve başkanlık etti. 13 Ekim 1921'de Kars Antlaşması'nı imzaladı.

İstiklâl Harbi'nin zaferle bitmesinden sonra 15 Ekim 1922'de Ankara'ya geldi. Edirne Milletvekili sıfatı ile meclise devam etmeye başladı. 17 Şubat 1923'te toplanan İzmir İktisat Kongresi'ne başkanlık etti. Büyük Millet Meclisi'nin ikinci devresinde İstanbul Milletvekili seçildi. 21 Ekim 1923'te merkezi Ankara'da bulunan Birinci Ordu Müfettişliği'ne atandı. 26 Ekim 1924'te Ordu Müfettişliği'nden istifasını bildiren dilekçesini Milli Müdafaa Vekâleti'ne gönderdi. 17 Kasım 1924'te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer aldı ve bir süre sonra Genel Başkanı seçildi. Gazi'ye İzmir'de suikast ile ilgili olarak İstiklâl Mahkemesi'nde yargılandı ve beraat etti. 5 Aralık 1927'de ordu açığında iken emekli edildi. Uzun bir süre politikadan uzaklaştı. Halil Ethem Eldem'in vefatı ile boşalan İstanbul Milletvekilliği'ne 1939 yılında 1374 reyle seçildi. 1943-1946'da yine milletvekili olarak yerini korudu. 5 Ağustos 1946'da TBMM Başkanlığı'na seçildi. 26 Ocak 1948'de Ankara'da öldü.

Aldığı Nişan Berat Ve Madalyalar
Kâzım Karabekir Paşa başarılı Askerlik yaşamı sırasında Altın Maarif beşinci Rütbeden Mecidi Dördüncü Rütbeden Osmani Muharebe Gümüş Liyakat Harp Alman İkinci Rütbeden Kron dö Broş Kılınçlı Avusturya'dan İkinci Sınıf Salip; Alman Demir Salip Muharebe Gümüş İmtiyaz Muharebe Altın Liyakat Kılınçlı İkinci Mecidi Kılınçlı İkinci Rütbeden Osmanî İstiklal Madalya ve Nişanları ile ödüllendirilmiştir.

 

 

 

ERZURUMUN YILLARA GÖRE NÜFÜSÜ

Yıllara Göre Erzurum Nüfusu

Yıl Erzurum Nüfusu Erkek Nüfusu Kadın Nüfusu
2016 762.021 381.138 380.883
2015 762.321 382.163 380.158
2014 763.320 384.356 378.964
2013 766.729 384.015 382.714
2012 778.195 391.290 386.905
2011 780.847 393.081 387.766
2010 769.085 384.630 384.455
2009 774.207 389.761 384.446
2008 774.967 391.588 383.379
2007 784.941 393.589 391.352

 

Bu Konu BenGolge Tarafından 12.Nis.2017 12:55:58 Tarihinde Düzenlendi

BenGolge
Genel sorumlu


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren BenGolge   

Erzurumla Alakalı yazılarınızı yorumlarınızı ekleyebilirsiniz

BenGolge
Genel sorumlu


Durumu Dışarıda
Bu konuda 1 Sayfa 1 Cevap Var
» Son Konular İstatistik Forumda Ara
Değerli Hemşehirlimiz SÜLEYMAN AYDIN Kalp Kırizi ...
2.Gün İftar Menüsü...
1 GÜN İFTAR MENÜSÜ...
Gezilecek Görülecek Yerler...
Tarihi yerlerimiz...
Üst Kategori (9)
Alt Kategori (34)
Konular (11)
Cevaplar (6)
Toplam Adettir

Başlık : Konu : Cevap :
» Bugün Giren Üyeler : 0
|#Genel Sorumlu|@Site Yöneticisi|*Bölüm Editörü|+Forum Editörü|!Sohbet Editörü|Gezici Üye|Normal Üye|Hevesli Üye|Azimli Üye|
|Çalışkan Üye|Verimli Üye|Bağımlı Üye|Abone Üye|Tiryaki Üye|Yıldız Üye|Bilgin Üye|Prof Üye|Üstad Üye|Süper Üye|Altın Üye|Ulu Üye|
» CopyrightYukarı Git
2016- © Copyright Erzurumlular
Site Design Coding © CopyrigtErzurumlular

UYARI : Bu site içerisinde yer alan tüm bilgiler ve medya içerikleri tamamen bilgilendirme amaçlidirIçeriklerin sorumlulugu yazarlarina aitolup site yönetimi herhangi bir sorumluluk yüklenmemektedir.Telif hakki ihlali yapildigini düsündügünüz içerikleri site yönetimine bildirdikten en geç (Telif hakkinin ihlali dogrulandiginda) 48 saat içerisinde sitemizden kaldirilir.